top of page

Şimdi Kurtulmamız Lazım!

Güncelleme tarihi: 6 Eyl 2023

Kutsal Kitap özellikle üzerinde durduğu konulardan birisi de herkesin günahtan kurtulmasının gerektiğidir (Matta 1:21). Çünkü insanlığın bütün sefaleti, günah yüzündendir.


Bu nedenle, bu Müjde’ye inanırsanız, Yeşua’nın çarmıhta günahlarımız adına öldüğüne inanan herkes bağışlanıp kurtulabilir. Ancak, kurtuluşa ermeden önce bir şeyi idrak etmemiz lazım. O da günahkâr olduğumuzun farkına varmamızdır.


1- Günah

Kutsal Kitap istinasız herkesin birer günahkâr olduğunu söyler peki neden?

“Günah bir insan aracılığıyla, ölüm de günah aracılığıyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi.” (Romalılar 5:12; ayrıca bkz. Romalılar 3:10; Mezmurlar 14:1-3)


Romalılar 5:12’de bahsedilen ‘bir insan’ Adem’dir. Tanrı, bütün ulusları tek insandan türetti ve onları yeryüzünün dört bir bucağına yerleştirdi (Elçilerin İşleri 17:25). Adem Tanrı’nın yasakladığı meyveyi yiyerek bir günahkar olduğu için ondan doğan herkes de bir günahkar oldu.


Her ne kadar Kutsal Kitap Adem’den doğan herkesin günahkâr olduğu konusunda ısrarcı olsa da kendimizin bir günahkâr olmadığını düşünebilirsiniz. Kutsal Kitap böyleleri hakkında ne söyler?

“Günahımız yok dersek, kendimizi aldatırız, içimizde gerçek olmaz.” (1.Yuhanna 1:8)


Kutsal Kitap eğer günahkâr olmadığımızı söylersek, kendimizi kandırdığımızı ve içimizde gerçeğin olmadığını söyler. Günahkâr olmadığına dair iddian doğru mu? Yoksa Kutsal Kitap’ın herkesin günahkâr olduğu iddiası mı doğru? Eğer ilk durumdaysanız, kendinizin günahkâr olmadığını kanıtlamalısınız.


Günahkâr olmadığınızı düşünürken, günahkâr olduğunuzu kabul etmek sizi rahatsız etmiş olabilir. Ancak, aşağıdaki kategoriler hayatınızda ise, günahkâr olduğunuzu kabul etmeniz gerekir. Çünkü bu dört kategori, günahkarların hayatında çok yaygındır.


İlk olarak, korku içinde yaşamak

Adem, “Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim” dedi. (Yaratılış 3:10)


Adem Tanrı’nın sesini duyunca korkup saklandı, çünkü Tanrı’nın yasakladığı iyiyi ve kötüyü bilme ağacından yiyerek günah işlemişti. Adem bir günahkar olmanın sonucu olarak korkuyu hissetti. Siz de Adem’in soyundan gelen bir günahkârsınız ki, korku içinde yaşamak zorundasınız. Hayatta korku hissediyorsanız, bir günahkâr olduğunuzu kabul etmeniz gerekir.


İkinci olarak, günah (nefret, kızgınlık, yalan, haset, kıskançlık) içerisinde yaşamak

“Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.” (Vaiz 7:20)


Kutsal Kitap hiç günah işlememiş bir insanın olmadığını söylüyor. Neden? Hepimiz Adem’in çocukları olduğumuz için günahkarız. Eylemle günah işlemiyorsunuz, ancak birisinden nefret etmek ve kıskanmak bir günahtır. Bu yüzden birinden nefret ediyorsanız ve kıskanıyorsanız, bir günahkâr olduğunuzu kabul etmeniz gerekir. Kutsal Kitap de ki, “Kardeşinden nefret eden katildir. Hiçbir katilin sonsuz yaşama sahip olmadığını bilirsiniz.” (1.Yuhanna 3:15).


Üçüncü olarak, sıkıntı içinde yaşamak

RAB Tanrı Adem'e, “Karının sözünü dinlediğin ve sana, Meyvesini yeme dediğim ağaçtan yediğin için Toprak senin yüzünden lanetlendi” dedi, “Yaşam boyu emek vermeden yiyecek bulamayacaksın.” (Yaratılış 3:17; ayrıca bkz. Yaratılış 3:8-19)


Adem sıkıntı içinde yaşadı, çünkü Tanrı’nın yasakladığı iyiyi ve bilme meyvesini yiyerek bir günahkar oldu. Aynı şekilde, tüm insanlar sıkıntı içerisinde yaşıyorlar, çünkü Adem’den doğarak birer günahkâr oluyorlar. Bu nedenle, hayatımızda çeşitli sıkıntılar varsa, bir günahkâr olduğunuzu kabul etmeniz gerekir.


Dördüncü olarak, kesinlikle ölmek

“Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.” (Yaratılış 2:17; ayrıca bkz. Romalılar 6:23)


Ölüm Adem’in üzerine Tanrı’nın yasakladığı meyveyi yemenin sonucu olarak geldi. Tüm insanların kaderinde ölüm vardır, çünkü hepsi Adem’den doğmuş günahkarlardır. Hastalıktan, trafik kazasından, felaketlerden ya da yaşlıktan ölebilirler. Tüm ölümlerin altında yatan sebep günahtır. Günahından dolayı kaçınılmaz olarak ölümle yüzleşeceksiniz ki, bir günahkâr olduğunuzu kabul etmelisiniz.

Açıklama;

Eğer yukarıdaki dört kategoriden birisi size tanıdık geliyorsa bir günahkâr olduğunuzu kabul etmeniz gerekir. Günahkâr olduğunuzu kabul etmediğiniz sürece, bağışlanmak için harekete geçmemiş olacaksınız ve dolaysıyla kurtarılmayacaksınız.


Yeşua’nın dediği gibi, “Sağlamların değil, hastaların hekime ihtiyacı var” dedi. “Ben doğru kişileri değil, günahkarları çağırmaya geldim.” (Markos 2:17), günahkâr olduklarının farkına varanlar kurtuluş arzusuna sahiptirler, bu sebeple, kurtulacaklardır. Bu nedenle, kurtuluş için ilk yapmamız gereken şey, günahkâr olduğumuzun farkına varmaktır.


Günahkârlar korku, sıkıntı ve günah içerisinde yaşar ve bir gün kesinlikle ölürler. Ama ölüm bir son değildir. Ölür ölmez, yargılanacak ve cehennem’e atılacaklardır (İbranililer 9:27-28). Cehennem’in nasıl bir yer olduğunu düşünüyor musunuz?

Eğer gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Tanrı'nın Egemenliği'ne tek gözle girmen, iki gözle cehenneme atılmandan iyidir. ‘Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.’ Çünkü herkes ateşle tuzlanacaktır. (Markos 9:47-49)


İnsanlar genelde ölümün son olduğunu ve cehennem’in gerçek olmadığını söyler. Ama Kutsal Kitap cehennem’in olduğunu açıkça söyler ve bir kez girildiğinde, çıkışı yoktur (Luka 16:26). Orada, şeytan ve kötü ruhlar ile günahları bağışlanmamış olanlar sonsuz bir ızdırap çekeceklerdir. Tek bir insan bile, cehennem’e sonsuz azap için atılması Tanrı’nın arzusu değildir.


Açıklama;

Adem’den doğan herkes birer günahkâr olduğundan dolayı, korku ve sıkıntı içinde günahkar biçimde bu dünyada yaşayıp ölürler. Öldükten sonra yargılanırlar, cehennem’e sonsuz bir azap için atılırlar. Kimse bu lanetli yazgıdan kaçamaz. Fakat, Tanrı bizi bu lanetli günah, ölüm ve yargıdan, Azad edecek bir yol hazırladı. O yol, Yeşu Mesih’tir (Yuhanna 14:6).


2- Yeşua Kimdir?

Yeşua Mesih hakkında herkesin kendine göre bir anlayışı vardır. Sizce Yeşua kimdir?

“Öğrencileri şu karşılığı verdiler: “Kimi Vaftizci Yahya, kimi İlyas, kimi de Yeremya ya da peygamberlerden biridir diyor.” (Matta 16:14)


Yeşua kadar yanlış anlaşılmış başka kimse yoktur. Kendisi ile üç yıl beraber olan havarileri bile O’nun kim olduğunu anlamadı. Çoğu insan için Yeşua büyük adamlardan, büyük öğretmenlerden birisi ya da bir din kurucusudur. Eğer öyle düşünüyorlarsa, Yeşua hakkında tam bir bilgiye sahip değillerdir. O zaman, Yeşua gerçekten kimdir? Yeşua Tanrı’dır, fakat tüm insanların günahlarının bedelini ödemek için insan olarak dünyaya geldi ve O, bizim günahlarımız için çarmıhta ölüp dirilen Kurtarıcı’dır (Matta 1:21; ayrıca bkz: Yuhanna 20:28).


İnsanlar Yeşua’nın büyük adamlardan birisi olduğunu söylerken, Kutsal Kitap Yeşua’nın Tanrı’nın insan vücudunda gelişi olduğunu söylüyor. Yeşua’nın Tanrı olduğunu nasıl açıkça bilebiliriz?

“Yeşua'yı bekleyen yüzbaşı ve beraberindeki askerler, depremi ve öbür olayları görünce dehşete kapıldılar, “Bu gerçekten Tanrı'nın Oğlu'ydu!” dediler.” (Matta 27:54)


Yeşua’nın Tanrı olduğunu bilmemiz sağlayan birçok kanıt vardır.

İlk olarak, Yeşua sadece Tanrı’nın yapabileceği bir çok mucize gerçekleştirmiştir. Örneğin, ölülere can vermiştir. (Yuhanna 11:17- 44), büyük bir fırtınayı dindirmiştir (Matta 8:23-27), beş binden fazla insanı beş somun ekmek ve iki balık ile doyurmuştur (Markos 6:30-44), üçüncü gün ölüler arasından dirilmiştir (Matta 28:6)


İkinci olarak, Yeşua, Tanrı olduğunu (Yuhanna 10:30) ve Tanrı’nın oğlu olduğunu (Matta 26:64, Markos 14:62, Luka 22:70) söylemiştir.


Üçüncü olarak, havarileri ve birçokları O’nun Tanrı olduğunu itiraf etmiştir. Tomas dedi, “Rabbim ve Tanrım” (Yuhanna 20:28). Yüzbaşı dedi, “Bu gerçekten Tanrı’nın Oğlu’ydu” (Matta 27:54).


Yeşua bu dünyaya bir kadından doğarak gelmiştir. Yani o da bizim gibi bir insandır. Ancak O insanlar için normal olan cinsel birleşmeden değil, eşsiz bir biçimde, bakire Meryem’den doğarak gelmiştir (Matta 1:18). Neden böylesine özel bir şekilde doğmuştur?

“Yeşua Mesih'in doğumu şöyle oldu: Annesi Meryem, Yusuf'la nişanlıydı. Ama birlikte olmalarından önce Meryem'in Kutsal Ruh'tan gebe olduğu anlaşıldı.” (Matta 1:18)


Eğer Adem’den doğmuş olsaydı, O da bir günahkâr olurdu. Bu yüzdende, günahlarımız için ölemezdi. Günahlarımızın bedelini ödemeye uygun olmasının sebebi Adem’den doğmuş bir günahkâr olmaması, aksine bakire Meryem’den Kutsal Ruh’un gücüyle doğmuş temiz bir insan olmasıdır.


Yeşua günahsız birisiydi, ama Romalı askerler tarafından kırbaçlanmış, hatta ölmesi için çarmıha gerilmişti. Neden suçsuz olan Yeşua, böylesine acımasız bir biçimde öldürüldü?

“Oysa, bizim isyanlarımız yüzünden onun bedeni deşildi, Bizim suçlarımız yüzünden o eziyet çekti. Esenliğimiz için gerekli olan ceza Ona verildi. Bizler onun yaralarıyla şifa bulduk.” (Yeşaya 53:5)


Sonsuz bir insan olan Yeşua bizim günahlarımızın fidyesini ödeyebilmek için çarmıha gerildi. O çarmıha gerilmeseydi, biz asla günahlarımızın cezasından kurtulamazdık. Bundan daha büyük bir sevgi yoktur. Kim bu dünyanın günahları için kendini kurban eder? Yeşua’nın günahlarımız için çarmıha gerilmesi, Tanrı’nın bizi ne kadar sevdiğini gösterir (Romalılar 5:8).


Kutsal Kitap, Yeşua’nın bizim günahlarımız için çarmıhta öldüğünü söylüyor (Romalılar 4:25). Fakat Yeşua’nın çarmıhta ölmesi, bizim günahlarımız için mi yoksa kendi günahları için mi?

“Yeşua suçlarımız için ölüme teslim edildi...” (Romalılar 4:25)

“Mesih dirilmemişse imanımız yararsızdır, siz de hala günahlarınız içindesiniz” (1.Korintliler 15:17)


Yeşua’nın çarmıhta başkalarının günahları için öldüğünü biliyoruz. Çünkü O çarmıhta ölmekle kalmadı, yeniden dirildi. Hayattayken havarilerine günahlarının fidyesi olarak çarmıha gerileceğini, ancak üç gün sonra dirileceğini söylemişti (Matta 16:21) ve dediği gibi de oldu (1.Korintliler 15:3-4, 17-19).


Ek Sözler

Kefaret (Redemption): Tanrı Yeşua’nın kanı karşılığında bizi şeytan’dan satın aldı.


Açıklama;

Yeşua Mesih günah sorunumuzu çarmıha gerilerek ve yeniden dirilerek tamamen çözdü.


Bu Durumda biz hiçbir eylem yapmadan günah sorunumuzun bittiğini mi varsayacağız? Hayır. Öyleyse, günah sorunumuzu nasıl çözebilir?


3- Kurtulmak İçin Ne Yapmalıyım?

Evet, günahlı olduğunuzu kabul ediyor ve günah sorununu nasıl çözmeliyiz, kurtulmak için ne yapmalıyız? diyorsanız.


1-İçten Bir Biçimde TÖVBE Etmeliyiz

“Öyleyse, günahlarınızın silinmesi için tövbe edin ve Tanrı'ya dönün. Öyle ki, Rab size yenilenme fırsatları versin...” (Elçilerin İşleri 3:19)


Eğer Yeşua’ya inanmak istiyorsanız, öncelikle tüm günahlarınız için tövbe etmelisiniz, çünkü Tanrı günahı olan birisini kabul etmez.


Tövbe;

daha önce yürüdüğümüz yoldan dönmektir, bugüne kadar doğru şekilde yaşamadığımızı fark etmek, bunlardan pişmanlık duymak ve kendi özgür irademizde Tanrı’ya dönmektir (Tövbe eylemleri içermelidir).


Gerçekten günahkâr hayatınızdan tövbe etmek istiyor musunuz?


Ek Sözler

Kişi İmanla aklanır (Romalılar 3:28, 5:1). Asla eylemlerle kurtulamaz!


2-Müjde’ye İnanmalıyız

“Zaman doldu” diyordu, “Tanrı'nın Egemenliği yaklaştı. Tövbe edin, Müjde'ye inanın!” (Markos 1:15, ayrıca bkz. Yuhanna 1:12)


Müjde’ye inandığımızı söylediğimizde, Yeşua’nın çarmıhta günahlarımız için öldüğüne ve yeniden dirildiğine inandığımızı kastediyoruz. Sizin günahlarınız için Yeşua çarmıhta öldü ve dirildi.


Müjde'ye gerçekten inanıyor musunuz?


3-Yeşua’nın RAB Olduğunu Kabul Etmeliyiz

“Yeşua'nın Rab olduğunu ağzınla açıkça söyler ve Tanrı'nın O'nu ölümden dirilttiğine yürekten iman edersen, kurtulacaksın. Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur. “ (Romalılar 10:9-10)

“İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.” (Markos 16:16)

“...Tövbe edin, her biriniz Yeşua Mesih'in adıyla vaftiz olsun. Böylece günahlarınız bağışlanacak ve Kutsal Ruh armağanını alacaksınız.” (Elçilerin İşleri 2:37-38)


Yeşua’nın günahlarımız için çarmıhta öldüğüne ve yeniden dirildiğine sadece inanmakla kalmamalı, bunu dile de getirmeliyiz. Yeşua’nın Rab olduğunu söylediğimizde, kendi kendimizin efendisi olduğunu kabul ediyor, ancak bundan sonra, Yeşua’yı efendimiz kabul edeceğimizi itiraf ediyoruz.


Şunu ikrar edecek misiniz? “Yeşua, Sen benim efendimsin!”


Ek Sözler

Tanrı, Yeşua’yı hem Rab hem Mesih yapmıştır (Elçileri İşleri 2:36). Kurtulduysak, Yeşua’nın Rab olduğunu ilan eden bir hayat yaşamalıyız.


Evet

Eğer siz gerçekten günahlarınızdan tövbe ettiyseniz, Yeşua’nın günahlarınız için çarmıhta öldüğüne ve yeniden dirildiğine inanarak ve hatta Yeşua’nın efendimiz olduğunu ikrar ettiyseniz; zaten günahlarınız bağışlanmıştır ve Tanrı’nın çocuğu olmuşsunuzdur. Şimdi Babanız Tanrı’ya şöyle dua edebilirsiniz;


“Günahlarımı bağışladın ve beni çocuğun saydığın için teşekkür ederim. Artık Rabbim sensin. Beni kendime göre değil, Senin isteğine göre bir hayata yönlendir. Müjde’ye tanık olarak yaşamama yardım et. Rabbimiz Mesih Yeşua’nın adıyla dua ediyorum. AMİN”


Alıntı: The Basic Spiritual Nurturing (Temel Ruhsal Öğrenci Yetiştirme) Yazar, Changcheon An, Th.D


Müjdeyi Duydunuz Mu D3
.pdf
Download PDF • 129KB

8 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page